11 October 2016

Fujifilm’in an itibari ile X dizisinde amiral gemisi olan X-Pro2 ve etkinlik/organizasyon lensi olarak kabul edilen full-frame’de 24-70mm odak uzaklığına eşdeğer Fujinon XF 16-55mm F2.8 R LM WR Lens‘ini 20 Eylül-7 Ekim 2016 tarihleri arasında Hilton İstanbul Bomonti Otel ve Konferans Merkezi’nde Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı’nın himayesinde; PTT A.Ş.’nin ev sahipliğinde gerçekleşen; 192 ülkeden yaklaşık 2 bin delege’nin katıldığı 26. Dünya Posta Kongresi’ndeki kullanma izlenimlerimi aşağıda okuyabilirsiniz; 

X-Pro2’nin teknik özelliklerini bir çok inceleme yazısında rahatlıkla bulabileceğiniz için; uzun yıllardır ”Özel PR Etkinlik / Organizasyon”, ”Resmi Üst Protokol Etkinlik / Organizasyon” konu başlıklarında edindiğim tecrübelerimle; sizlere sadece makine & lensin Kongre’deki yoğun kullanımı ile bilgileri paylaşmak istiyorum;

DLSR makinelerde genelde optik bakaç kullanımını seven; Analog’un som demlerini yaşayan jenerasyondan olan fotoğrafseverler gibi ben de X-Pro2’ye 16-55mm F2.8 lensi taktığımda lensin görüntüsünün bakaçta gözükmesiyle bakaçtan sağlıklı ve düzgün kadraj arayışı için mecburen elektronik bakaç seçeneğine geçmek zorunda kaldım.

Bu tip büyük organizasyonların yer aldığı kapalı konferans salonlarında; fuaye ve oditoryum’ların değişken tavan yüksekliğine ve sarı-beyaz arası ışık tiplerine sahip olması; özellikle ana salonda sahne arkasında yer alan led ekranların/projeksiyon perdelerinin ters ışık etkisi yapması ve salon genel ışığından baskın çıkması; hele bir de gün ışığı alan fuayelerin/toplantı salonlarının eklenmesiyle optik bakaç yerine pozlama telafisinin etkilerini hemen gözlemleyebildiğiniz elektronik bakaç kullanımı kesinlikle garanti çekim için çok daha büyük bir avantaj.

Avantaj demişken; DSLR full-frame makine & 24-70mm F2.8 lens & tepeflash kitinin oluşturduğu; günlük uzun kullanımla giderek daha fazla hissettiğiniz ağırlığın tam aksine yine aynı kombinasyona sahip Fujifilm kitinin hafifliğini; dolayısıyla çok daha rahat kullanım/dolaşım kolaylığını mirrorless/aynasız makinelerin en büyük artısı olarak tartışmasız uzak ara ilk sıraya koyuyorum.

VIP Protokol karşılamaları, kürsü konuşmaları, etkinlik aile fotoğrafları, plaket sunumları, imza törenleri vb. gibi önemli akışa sahip etkinliklerde geri dönüşü asla mümkün olmayan ve hata affetmeyen anları rahatlıkla yakalayabilmek için X-Pro2’nin saniyede 8 kare çekim özelliği fazlasıyla yeterli ki; benim gibi tecrübeli profesyoneller özellikle göz kapanmalarına karşı önlem ve en uygun vücut dilini yakalayabilmek adına seri çekim ile 3fps’nin yeterli olduğunu bilmekteler. Tabii ki bu tip önem derecesi yüksek projelerde .jpeg yerine öncelikli RAW çekim için de makinede yer alan çift slota koyacağınız SD card’larınızın çok hızlı bir versiyona sahip olması gerektiğini tam bu noktada hatırlatmakta büyük fayda var.

X-Pro2’de 24mp çözünürlüğe sahip X-Trans CMOS III işlemci ve 12800e yükseltilmiş ISO özelliği ile RAW çekimlerde hiçbir şekilde olumsuzluk yaşamadım. Bunda XF 16-55mm lensin F2.8 diyafram açıklığına sahip olmasının etkisi de bir hayli fazla.

Çekimlerimin büyük bir çoğunluğunu istisnai durumlar dışında; renklerin, siyahların ve kontrastın tam anlamıyla en etkili şekilde sensöre kaydedilebilmesi için en uygun ISO değeri 400 ile lensin keskinliğini bozmadan; çok fazla gren problemi yaşamadan gerçekleştirdim. Makine & lens kombinasyonundaki netleme hızı ise sizi kesinlikle fazlasıyla memnun etmekte. Makine’de bence çok ideal yerde yer alan netleme joystiği ile de istediğiniz noktaya rahatlıkla odaklanabiliyorsunuz.

DSLR’lerin karmakarışık butonlarının aksine; yukarıda bahsetmiş olduğum değişken ışık ve enstantane koşullarıyla makinenin üstünde hemen ulaşabileceğiniz ve kolaylıkla ayarlanabilen iso, enstantane, pozlama telafisi butonları ve lensin diyafram bileziği ile çok büyük bir rahatlıkla baş edebiliyorsunuz. Hele ki; iso-diyafram-enstantane üçgeni tecrübesine sahipseniz ve makinenizi önceden tanıyorsanız ayarlar/menü ile sürekli uğraşmak yerine etkili kadraj arayışları içine giriyorsunuz.

Küçük toplantı salonlarında özellikle ülkelerarası karşılıklı protokol antlaşmaları ve imza törenlerinde tavana çakarak kullandığım TTL özelliğine sahip Fujifilm EF-42 TTL Flaş’ın doygunluğu ve pil ömrü gayet başarılı. Çok hafif olması da büyük bir avantaj. Makinenin pil ömrü ise sanırım bu yazımda bahsedeceğim tek olumsuzluk; normal günlük kullanımın aksine; bu tip yoğun kullanımlarda DSLR’lerin aksine; kesinlikle yedek pil bulundurmanızı tavsiye ediyorum.

Görüntü kalitesi olarak; Fujifilm’in uzun yıllardır film tecrübelerinden olsa gerek; özellikle karanlık ve aydınlık ortamın çok fazla olduğu bu organizasyonda dinamik aralık değerleri ve renklerin gerçeğe yakınlığı; renk sapmalarının yaşanmaması DSLR tecrübelerimden çok daha iyi; RAW ya da Fuji’nin formatı RAF ile artık uyumlu olan Adobe Lightroom ile de son rötüşları/fotoğraf işlemelerini artık rahatlıkla yapabiliyorsunuz.

Ticari ve profesyonel olarak fotoğraf ile ilgilenenlere; bu tip hareketli ve değişken koşullara sahip projelerde; kaliteli malzemesi, sahip olduğu teknolojik özellikleri ve eski tarz çekici görünüşüyle Fujifilm X-Pro2 & Fujinon XF 16-55mm F2.8 R LM WR Lens & Fujifilm EF-42 TTL Flaş’tan oluşan kiti kesinlikle öneriyorum. Büyük keyif alırsınız!

Uğur ÇOBANOĞLU

5 432 1